Tarihte ilk kez ABD, Kanada ve Meksika'nın ortak ev sahipliğinde, 48 takım ve 104 maçlık dev formatla oynanan 2026 FIFA Dünya Kupası'nda eleme aşaması nefes kesiyor. Grup aşamasının tamamlanmasının ardından tek maçlı eleme usulünün ilk halkası olan son 32 turu 28 Haziran'da başladı ve daha ilk günlerde futbol dünyasını sarsan sonuçlar geldi.
Devler için kabus, "işçi takımlar" için bayram
Son 32 turunun manşeti hiç şüphesiz Almanya ve Hollanda'nın erken vedası. Boston'da oynanan maçta Julio Enciso'nun golüyle öne geçen Paraguay, Kai Havertz'in beraberlik golüne rağmen penaltı atışlarında 4-3 üstünlük kurarak Almanya'yı eleyip son 16'ya yükseldi. Zafer o kadar büyüktü ki Paraguay Cumhurbaşkanı Santiago Pena, ülkede resmi tatil ilan etti.
Aynı gece bir şok daha yaşandı: Cody Gakpo'nun golüyle öne geçen Hollanda karşısında 90+1'de Diop ile eşitliği yakalayan Fas, penaltılarda 3-2 kazanarak son 16'da Kanada'nın rakibi oldu.
Öte yandan devlerin bir kısmı yoluna emin adımlarla devam ediyor: Fransa, İsveç'i 3-0 mağlup ederek son 16'ya yükselirken, Norveç de Erling Haaland'ın katkısıyla Fildişi Sahili'ni 2-1 geçti. İngiltere, geriye düştüğü maçta Demokratik Kongo'yu 2-1 yenerek turladı; Belçika ise Senegal'i 3-2'lik zorlu bir maçla eledi.
ANALİZ: Bu kupanın gizli silahı — fizik gücü ve kapanan savunma
Bu turnuvanın taktik hikâyesi giderek netleşiyor: Yıldız gücü olmayan takımlar; atletizm, disiplin ve alan kapatma üzerine kurulu bir "hayatta kalma futbolu" ile devleri deviriyor.
Paraguay bunun ders kitabı örneği. Güney Amerika temsilcisi grup aşamasını gol yollarında sessiz geçirdi; Türkiye'yi 1-0 yendi, Avustralya ile 0-0 berabere kaldı ve üçüncülükle çıktığı elemede Almanya gibi bir devi 120 dakika boyunca boğarak penaltılara taşıdı. Düşük blok, agresif ikili mücadele, duran toplarda tehdit ve inanılmaz bir maç yönetimi... Gol atmadan da kazanılabileceğinin kanıtı.
Avustralya da benzer bir profil çiziyor. Socceroos, turnuvanın fiziksel olarak en dayanıklı takımlarından biri; grup aşamasında Türkiye'yi 2-0 yenerek ikinci sırada elemede kaldı ve Almanya'yı eleyen Paraguay'a karşı bile gol yemedi. Şimdi 3 Temmuz'da Dallas'ta Mısır ile son 16 bileti için karşılaşacaklar. İki fizik takımının çarpışması, bu kupanın karakterini özetleyen bir maç olacak.
Bu tablo ister istemez akıllara 2004 Yunanistan'ını getiriyor. Otto Rehhagel'in Yunanistan'ı da tam olarak bu reçeteyle — kapanan savunma, sıkı adam markajı, duran top golleri — herkesin küçümsediği bir sistemle Avrupa şampiyonu olmuştu. O zaman "futbolun ölümü" denmişti; bugün Paraguay ve Fas aynı ruhu Kuzey Amerika sahalarına taşıyor. Üstelik bu turnuvada kale vuruşu ve taç atışlarında 5 saniyelik geri sayım gibi tempo kesintilerini azaltmaya yönelik yeni kurallar uygulanmasına rağmen, zamanı yöneten ve fiziğe dayanan takımlar hâlâ hayatta kalmayı başarıyor.
Ama karşıda bir buldozer var: Fransa
Yunanistan senaryosunun önündeki en büyük engel, tıpkı 2004'te olması gerekip de olamayan şey: gerçek bir buldozer. Fransa, grubunu 9 puanla kayıpsız tamamladı ve İsveç'i de 3-0'la geçerek adeta üzerinden silindir gibi geçtiği bir turnuva sergiliyor. Kylian Mbappé önderliğindeki bu kadro, kapanan savunmaları bireysel yetenekle açabilen nadir takımlardan.
Ve kaderin cilvesi: 4 Temmuz'da Paraguay - Fransa maçı oynanacak. Yani turnuvanın "duvarı" ile "buldozeri" doğrudan karşı karşıya gelecek. Ya duvar dayanacak ya da buldozer geçecek — bu maç, kupanın taktik savaşının finali gibi.
Yıldızların kupası
Kapanan savunmalara rağmen bu turnuva aynı zamanda bir yıldızlar geçidi. Haaland, Norveç formasıyla çıktığı son 13 resmi maçın tamamında gol atarak ülkesini sırtlıyor. Harry Kane, İngiltere'nin Kongo karşısındaki geri dönüşünde başrolü oynadı. Lionel Messi'nin Arjantin'i ise 4 Temmuz'da Yeşil Burun Adaları karşısında son 16 bileti arayacak — muhtemelen son Dünya Kupası'nda unvanını savunan efsane için her maç bir veda turu havasında. Mbappé, Kane, Messi, Haaland... Kapanan otobüslerin kilidini açacak anahtarlar onların ayaklarında.
Peki şimdi ne olacak?
Son 16 turu 4 Temmuz Cumartesi başlayıp 7 Temmuz Salı sona erecek ve çeyrek finale yükselen sekiz takım belli olacak. Sorular ortada: Paraguay'ın duvarı Fransa buldozerini durdurabilecek mi? Avustralya'nın fiziği Mısır'ı geçip yeni bir Yunanistan masalı yazmaya devam edecek mi? Yoksa bu kupa, adı üstünde, yıldızların kupası olarak mı tarihe geçecek — Messi'nin son dansı mı, Kane'in ilk kupası mı, Mbappé'nin ikinci tacı mı?
Duvarlar mı yıkılacak, buldozerler mi duracak... Bakalım ne olacak.
Yatırım ve iş dünyası haberleri için:
Türk İş Adamları Toskana'da 80 Milyon Euro'luk Longevity Projesi Başlattı →