Sıcak hava dalgaları kadınlarda erkeklere göre %65 daha fazla inme riski yaratıyor
İklim değişikliği nedeniyle yoğunlaşan ve sıklaşan sıcak hava dalgaları, kalp krizi ve inme gibi bazı hastalıkların riskini artırıyor. Ancak bu iki hastalık, kadınları etkilediğinde daha az iyi tedavi ediliyor. Mayıs ayında yaşanan benzeri görülmemiş sıcak hava dalgasının ardından Fransa'da yeni bir sıcak hava dalgası daha etkili oldu. Bu, ülkede 1947'den bu yana yaşanan 52. sıcak hava dalgası olarak kaydedilirken, bunların yarısının 2010 sonrasında gerçekleşmesi iklim değişikliğine bağlı sonuçların hızlandığını gösteriyor.
Oxfam'ın 18 Haziran Perşembe günü yayımladığı bir rapora göre, sıcaklık artık Fransa'da her yıl 5.398 ölüme neden oluyor. Raporda, "Yaygın inanışın aksine, sıcaklığın etkileri yalnızca yaşlıların dehidrasyonuyla sınırlı değil" deniliyor. Örnek olarak, sıcak hava dalgaları akut böbrek yetmezliği, miyokard enfarktüsü ve inme riskini artırıyor. Ancak herkes bu riskler karşısında eşit durumda değil. Oxfam çalışması, iklim değişikliğinin mevcut eşitsizlikleri, özellikle de kadınlarla ilgili olanları derinleştirdiğini vurguluyor.
Fransa'da 2003 sıcak hava dalgasında kadın ölüm oranı erkeklere göre %15 daha yüksekti. Oxfam'ın atıfta bulunduğu 2022 tarihli The Lancet çalışmasına göre, yerel optimum sıcaklık eşiğinin üzerindeki her bir derecelik artış, inmeleri %3,8 oranında artırıyor. Raporda, "Bu risk artışı, sıcağa maruz kalmanın kan basıncını yükseltmesi ve kandaki lipit konsantrasyonunu artırmasıyla açıklanıyor" deniyor. Sorun şu ki, "sağlık sistemi, iklim değişikliğinin risklerini artırdığı bazı hayati acil durumları, örneğin inmeyi, daha az iyi yönetiyor." Mart 2025'te yapılan bir epidemiyolojik çalışma, inme nedeniyle hastaneye kaldırılan kadınların erkeklerden %65 daha sık öldüğünü gösterdi. Bunun nedenlerinden biri, daha yüksek oranda yanlış teşhis. Oxfam'ın alıntıladığı Paris Necker Hastanesi'nden pediatrik yoğun bakım uzmanı Dr. Agathe Béranger, "Bugün hala, kalp acil durumlarının belirtileri kadınlarda daha geç fark ediliyor, oysa her saniye önemli" diyor.